19 Şubat 2018 Pazartesi

MİLLİ MÜCADELENİN CESUR VE KAYIP KADINLARI- İLKNUR BEKTAŞ

1. Baskı 2017
220 Sayfa

"Bir adım var benim
Kayıtlara geçmedi..."

demiş Bitlis Defterdarı'nın Hanımı. Gösterdiği cesaret ile kitaba konu olmuş cesur kadınlardan biri , zamanında evraklara geçmiş ama adı anılmamış .

Kadınların kimliklerinin  eşleriyle anıldığı zamanlar ...

Kurtuluş savaşının amansız , acımasız , yürek paralayan hikayelerini ve bu hikayelerdeki kadınları derlemiş yazarımız.

Kendisiyle şahsen tanışma şansım olunca , kitaplarını da edinmeyi kendime borç bildim .

Keşke daha kesin evraklarımız , daha çok tutulabilmiş kayıtlarımız olsaydı ....

Sadece belli günlerde anmak yerine hiç unutmasaydık , milli mücadele günlerini.

Keşke unutturulmak için bu kadar çok çaba harcanmasaydı.

Bu ülkeden çok umudum yok açıkçası ama kadınlarından hala ümitliyim.

Bir değişim olacaksa bu kadınlardan başlayacak.

O gün geldiğinde , ben bu dünyada olur muyum bilmiyorum ama yaşadığım vatanın bütünüyle Türkiye olarak kalmasını diliyorum.

Okuyun !


15 Şubat 2018 Perşembe

FERHAT İLE ŞİRİN - LÂMİ'Î ÇELEBİ

Öyküleştiren : Mehmet KANAR
1. Baskı 2012
104 Sayfa


Lami'i Çelebi ;
XV. yüzyılın son çeyreği ile XVI: yüzyılın ilk yarısında yaşamış , üretkenliği ile bilinen Divan şairimiz.

Dedesi Nakkaş Ali'nin çalışmalarını Bursa'daki bazı camilerde görebilmek hala mümkün.

Lami'i Çelebi , Molla Cami'den o kadar çok eser çevirmiş ki , kendisine Cami-i Rum denilmiş.

Ferhat İle Şirin , bir başka açıdan da  enteresan  bir hikayedir zira asıl adı Hüsrev ile Şirin'dir .

İçinde ;
Çocuğu olmayan hükümdar,
Pervane & mum,
Ayna ,
ve 
Hızır 
motiflerini görebiliriz.





10 Şubat 2018 Cumartesi

ÖLÜM DEFTERİ - KEVIN BROOKS

Çeviri: Hilal DİKMEN
1. Baskı 2017
285 Sayfa

"Eldeki veriler çok iyi ve sağlam olabilir ama onlarla ne yapacağını bilmiyorsan hiçbir işe yaramazlar."

Yazar bu kitabıyla 2014 Carnegie Madalyası almış .

Orijinal  ismi Bunker Diary . Yani "Ölüm Defteri " çevirisi çok ta olmamış :D

Aslında kolay okunan kitap aramaktan helak olduğum şu günlerde , bir tane şöyle günübirlik okunacak bir çerez olsa , bir de çok kafa yormasa , okuma hızıma birazcık ta katkısı olsa diyerek çekip aldığım kitap benim için tam bir hayal kırıklığı oldu .

Old Boy'umsu başladı ama sonu aynı gelmedi, hatta sonu hiç gelmedi :D .

Yazar acaba seri mi yaparım diye düşündü?

Sonu ne oldu ?

Kimdi ?

Neydi?

Nedendi?
 sorularına cevap vermediği gibi 285 sayfa gibi kısa olabilecek bir şey yazmak için karakterler hakkında da neredeyse hiç bilgi vermeyerek beni benden aldı.

Evet genel bir betimleme , tanımlama , tasvir etme hali var ama derinlik yok sanki.

Ya da beni tatmin edebilecek kadar yok.

Sanırım 1 günde okunabilir , ben 2 günde bitirdim ama o biraz benim ruh halimle de alakalı olabilir.

Ayrıca yazar koskoca madalya almış , ben kim oluyorum da eleştiriyorum değil mi?

Siz bana bakmayın , oldukça fazla okunmuş bir kitap , sizin yorumlarınızı da okumak isterim :D




8 Şubat 2018 Perşembe

MUHTELİF EVHAMLAR KİTABI - ÖMÜR İKLİM DEMİR

1.Baskı 2015
5. Baskı 2017
105 Sayfa

"Bu yığına mı ait olmak istiyorum , diye düşünüyorum .Yalnızlığı sevmiyorsam , evet , bu yığına ait  olmalıyım . Gidip içlerinden birine merhaba falan demeliyim .Yapamam ki... Kendimle bile konuşamıyorum, delirmek büyük bir lüks."


10 adet öykü var kitapta, yeni bir kitabı ya da yazarı yeğen'de görünce okumak şart oluyor benim için.

Yazar bu kitabıyla, hem 2016 Haldun Taner Öykü Ödülü'nü hem de Ankara Üniversitesi Öykü Ödülü'nü almış.

Adıyla mı alakalı , öykülerinin diliyle mi bilmiyorum ama okuduğum süre boyunca yazarın kadın olduğunu düşündüm. :)

Neyse efendim , ben genel olarak romancıyım o sebepten hikaye kitapları benlik değil,
 ama kitapta oldukça güzel hikayeler var .

Okuyun , okutun :D


6 Şubat 2018 Salı

ÖLÜMLÜ DÜNYA -FİLM


Bu haftaki sinema günümüzde şansımızı Ali Atay'ın Limonata'dan sonra çektiği Ölümlü Dünya'dan yana kullandık .

İyi de yaptık sanki :)

Malumunuz fragman izlemiyorum bir filme girmeden önce , ilk sahnelerde Sarp Apak karşımıza çıkıyor , Sarp 'ı görünce bir komedi beklentisi oluşuyor bende neden bilmem .

Ardından Alper Kul , Feyyaz Yiğit Çakmak (film boyunca kime benziyor bu çocuğun konuşması diye düşündükten sonra son sahnelerde aklıma Nihat Doğan ismi doğdu ) ,Doğu Demirkol  derken beyaz perdede Ahmet Mümtaz Taylan'ın belirmesiyle , ve bir lokanta atmosferinde başlamasıyla , bir aile filmidir düşüncesi hasıl oldu .

Fakat sonrasında işler hiç beklemediğimiz bir yöne evrildi ve film aile filminden durum komedisine acayip güzel bir şekilde geçti :D

Film çok komik demek yanlış ama acayip eğlenceli.

Öyle böyle değil ama :D

"Çok güzeldi be" diyerek ve yüzümüzde bir tebessümle çıktığımızı ve sanki bu filmin devamı gelir diye düşündüğümüzü itiraf etmek zorundayım .

Ayrıca gelsin de lütfen , bir devam filmini mutlaka ve kesinlikle hak ediyor çünkü :D

4 Şubat 2018 Pazar

HER ŞEY BİTTİ DERKEN - KATJA MILLAY

Çeviri: Cansu KINALI
1. Baskı 2014
493 Sayfa

"Yalnız olabilseydim olurdum. Hem de seve seve . Etrafımdakilere her şey yolundaymış gibi yapmaktansa yalnız kalmayı tercih ederim ."

"Bazen her şeyin yanlış gittiğini , ama bunu değiştirmeye gücünün yetmediğini kabullenmektense , hiçbir şey olmamış gibi yapmak daha kolayına geliyor insanın."

Durum şu , 15 tatil dolayısıyla memlekete gittiğimde yeğenden birkaç çerez kitap rica ettim , zira benim okuyacaklarım arasında çerezlik kitap pek kalmamıştı . Ve bu tür kitaplara artık para vermek bana zor geliyor, o sebepten takasla ya da çevremdeki kitapseverlerden bu anlamda faydalandığımı itiraf etmem gerekiyor .

Neyse seçtiğim birkaç -belki de 10 kadar- kitaptan biri de bu . Kapak görseli felaket, farkındayım. Memleketten ağır bir griple de dönünce ve keyfim acayip kaçmış vaziyette iken elimde hiç yoksa 8 yarım kitabım yokmuş gibi bunu çektim kitapların arasından .

Eskiden arka kapağı okumadan kitaba başlamayan ben artık "ne çıkarsa bahtıma" modeli takıldığımdan bir akşamüzeri tamamen ismi ile alakalı olarak seçtiğim bu  kitaba başladım .

Fakat bazı kitapların  sizi şaşırtma potansiyelleri inanılmaz .

Hiç sorunsuz olduğunu söylemiyorum, çelişkili ve biraz hızlı bir son ile ara sıra " bu ne alaka " dediğim pek çok yerine rağmen, 1 gecede evet neredeyse 500 sayfa olmasına rağmen 1 sabahlanmış gecede bitti.

Son zamanlarda okuduğum Deniz Erbulak kitabı Adam ve Kız 'da da aynısı oldu, okuyamamazlığım 1 gecelik bozuldu:) .

Ben sanırım hikayelerdeki bu suskunluğu seviyorum.

Konuşmama halini .

Başka Dilde Aşk ve Only you :Always  gibi filmleri de defaatle izlediğim ve çok beğendiğimden yola çıkarak , benim susmak istediğime ya da susan insan tipini beğendiğime karar verdik
 (yeğenle tabii ki ).

Kendim çok ve fazlasıyla boş konuştuğumdan ve bu huyumu pek te sevmediğimden olabilir bu suskun ama çok şey anlatan kişilikleri beğenmem .

Neyse uzun lafın kısası , benim oldukça beğendiğim bir hikaye oldu.

Kapağına aldanıp hemen kenara bırakmayın , bir şans verin .


2 Şubat 2018 Cuma

ELİA İLE YOLCULUK - ZÜLFÜ LİVANELİ

İllüstrasyonlar: M. K. PEKER
1.-30. Baskı 2017
60.-100. Baskı 2017
114 Sayfa

"İnsan iyi film de yapar kötü film de , iyi roman da yazar kötü roman da .Önemli olan arkadaşlarına laf söyletmemendir."

Üstteki alıntıya bakıp Elia Kazan ne kadar da dostlarına sadık diyebilirsiniz . İşin aslı öyle değil. Kendisi HUAC'te arkadaşlarının adını vererek yaşamlarını etkileyen kişidir.

Sonrasında Uzlaşma adlı bir kitap yazarak "yaptım ama bir sorun bakalım, niye yaptım " cümlesine açıklama getirmeye çalışmış ise de çok başarılı olabildiği düşünülmemektedir.

Ayrıca 3 adet Oscar Ödülü sahibidir , gerçi 3. 'yü yani Yaşam  Boyu Onur Ödülü'nü alırken salonun yarısı tarafından protesto edilmiştir.

İyi yönetmen , iyi yazardır ama iyi dost olduğu konusu şüphe götürür.

Marlon Brando ve James Dean 'ı üne kavuşturmuştur , bunun için bir teşekkürü de hak etmektedir :D

Kendisi aynı zamanda bir Kayserili'dir .

Bu kitap ta Zülfü Livaneli ile arkadaşlığı ve Kayseri'ye gelişi anlatılmakta.


Yani öyle işte , kitabın içindeki illüstrasyonlar harika ötesidir :D